Savaş Eskigülek: “Voleybol Salonundan Adliye Koridorlarına”

Sitemizin köşe yazarı Savaş Eskigülek, “Voleybol Salonundan Adliye Koridorlarına” başlıklı köşe yazısıyla sizlerle.

Voleybol Salonundan Adliye Koridorlarına

Merhaba Kıymetli Okurlarımız,

Başlığı okuduğunuzda neler düşünebileceğinizi az çok tahmin edebiliyorum. Ancak hiç endişe etmeyin bugün yine sıcacık bir voleybol ve insan öyküsü ile karşınızdayım.

Yazıma geçmeden önce 20 Haziran Pazartesi günü TMOK Olimpiyatevi’nde düzenlenen törenle tarafıma takdim edilen 2021 Fair Play Tanıtım Dalı Kutlama Mektubu ödülü sebebiyle gazetemiz Aydınlık’ın paylaşımlarına gönderilen tüm güzel mesajlar, övgü dolu sözler için herkese teşekkür ediyorum. Bu ödülün getirdiği sorumlulukla çok daha fazla çalışacağıma emin olabilirsiniz.

Bugün 41. yazımla sizlerle buluşmanın heyecanını yaşıyorum. Nice nice uzun soluklu yayınlarda sizlerle birlikte oluruz inşallah.

  1. Yazımda voleybol salonlarından adliye koridorlarına uzanan ancak voleybol sevgisi ile yine salon tozu yutmaya başlayan bir avukattan ‘Haberiniz Olsun’ istiyorum.

Eskiden antrenmanda koşardı şimdi Adliye Koridorlarında koşturuyor

Kıymetli okurlarımız,
Hatırlarsanız 20 Mayıs tarihinde, ‘Vefa, sosyal sorumluluk ve şampiyonluk: Bodrumspor’ başlığı ile sizlere Bodrum Yarımadası’ndaki vefa dolu bir sosyal sorumluluk projesinden bahsetmiştim. Yeşil beyazlılar, 2.Lig hedefiyle çıktığı yolda final etabı kalmayı başarmışlardı. Deneyimli teknik direktör Adnan Kıstak yönetiminde Aydın’da oynadıkları final etabında 3 maçı da set vermeden kazanarak şampiyon oldular. Böylelikle projede, ilk hedefe ulaşılmış oldu.

Hikayemizin kahramanı ile tanışmamız işte burada başlamıştı.
8 yaşında, yaşadığı Acıbadem’e en yakın kulüp olan Altınyurt’un kapısından giren, 20 yıl aralıksız voleybol oynayan bu kız çocuğu, büyüdü, üniversite bitirdi ve avukat oldu. Maçlarda kazanmak için yıllarca salonda yaptığı koşuları şimdilerde adliye koridorlarında yapıyor.

Bir dönem İstanbul’un Altunizade semtinden tüm ülkeye yayılan voleybol markası Altınyurt Spor Kulübü’nü temsil eden kız artık mahkemelerde müvekkillerini temsil ediyor.
Türk voleyboluna Mehmet Fuat, Tuna, Kenan, Dünya gibi nice değerleri armağan eden ve adeta voleybolun akademisi kabul edilen Altınyurt Spor Kulübü’nde 2 numaralı formasıyla aldığı eğitiminin ardından Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirip bambaşka bir alanda kariyerini sürdürmeye başlıyor. Böylelikle bu minik elli pasörün serüveni sahalardan duruşma salonlarına doğru kayıyor.

 

Eski voleybolcu, avukat olunca bir süre daha İstanbul’da yaşadıktan sonra kocasının memleketi Bodrum’a yerleşiyor. Çantasından formasını, dizliğini ve spor ayakkabısını çıkarıp cübbesini koyan ancak çantasında voleybol sihrini taşıdığından habersiz olan kahramanımız voleybol ile avukatlık mesleğinin benzerliklerini keşfetmeye başlamış.
Forma yerine cübbeyi, hakem yerine hâkimi, saha yerine duruşma salonunu koyan Handan Yazıcıoğlu, rakip takım yerine de davadaki avukat meslektaşını koymuş. Voleybolda her maçın bir skoru, her davanın bir neticesi vardı. Bazı istisnaları olsa da voleybolda da avukatlıkta da bir kazanan oluyordu. Hayatı boyunca kazandığı ve kazanacağı skorlara hayran olan avukatımız tek eksiği voleybol aşkını içinde yaşatırken çantadaki sihir devreye girivermiş.

 

Çantadaki sihri Adnan Kıstak ortaya çıkartıyor

Evlenmiş, anne olmuş, kocasının memleketi Bodrum’a yerleşmiştir. Kader ağlarını örmüş ve Türkiye’nin en deneyimli antrenörlerinden Adnan Kıstak’la kocasının ortak arkadaşları vesilesiyle karşılaşmıştır. İşte o anda avukatımızın çantasında senelerdir saklı duran sihir, birdenbire ortaya çıkıveriyor.
Yarımada’da, karşısına çıkan Adnan abisi “Haydi Handan, vakit çalışma vakti, sıva kollarını, senin de tuzun olacak bu çorbada!” diyerek, Handan’ı turizm cenneti Bodrum’da kız çocuklarının minik ellerinin topa değmesi için ilmek ilmek emekle işlenen bir oluşuma dahil etmiş.

Pasör Handan, artık çok mutludur, umutludur. Şimdinin voleybolcuları geleceğin avukat kızları için atılan tohumlar, Bodrum’da yeşermeye başlamıştır.

Adnan Kıstak ve Avukat Handan Yazıcıoğlu arkadaşlarıyla birlikte, Bodrum Belediyesi ile esnaf ve gönüllülerin desteğini alarak Voleybol ‘un Yarımadası olarak anılmaya başlanan Bodrum’da, aydınlık Türk Kadınlarının yetişmeleri için voleybolun büyüsünden yararlanıyorlar.

Bu arada doğma büyüme Acıbademli olan Handan’ın yıllar sonra Acıbademli olan bendenizle buluşması ve eşimi görür görmez ‘Aaa, benim maçlarımı yöneten hakem’ diyerek birbirlerine sarılmaları da sanırım bu büyünün bir başka güzelliğiydi.

O miniklerin voleybol sihri ile yaşamlarına olumlu katkılar yapmakta olan bu oluşumun tüm ülkemize örnek olmasını diliyorum.

Kalın sağlıcakla…

 

Yazarın Diğer Yazıları