Uzm. Fzt. İlkay Koç: “Ne sezon ama!”

Sitemizin köşe yazarı Uzm. Fzt. İlkay Koç, “Ne sezon ama!” başlıklı köşe yazısıyla sizlerle.

NE SEZON AMA!

Hayatlarımız şu gözle bile göremediğimiz küçücük zararlı tarafından birden bire değiştirildiğinden beri çok sevdiğimiz ve emek verdiğimiz, hayatımızı değerli kılan voleybol aşkımız da hasrete döndü. Salonlara gidemez, tribünlerin dolmamasından şikayet edemez olduk. Sevdiğimiz insanlara bile uzak kalmak zorunda olduğumuz bu günlerde gün geçmiyor ki yeni bir sürpriz haber duymayalım. Her kulüp en az birer kez bu beladan nasibini aldı, sporcularımızın en değerli boyutu olan sağlıkları sarsıldı, maç ve antrenman programları aksadı ve en ufak bir baş ağrısı bile hiç olmadığı kadar önemli oldu. Peki bunlar bizim de artık sadece ekranlardan takip edebildiğimiz liglerimize ve görevlilerimize nasıl yansıdı?

Samimiyetle söylüyorum, tam zamanında takım kariyerime ara verdiğimi her baktığımda bir kez daha fark ediyorum. Ne zor böyle bir dönemde sporcu olmak, ne zor bir takımda görevli olmak ve en zoru da bu dönemde bir takımın sağlık personeli olmak. Zaten normal koşullarda da gözleri 4 açmak gereken bir alan, şimdi takibi, yönetimi ve uygulamaları öyle çok değiştirdi ki. Fark ediyor musunuz neredeyse tüm sorumluluklar 5 katına çıktı. Düşünsenize, bir takım menajeri şu an uyku uyurken bile ertesi günü düşünüyor. Takımın tüm elemanları risk altında. Bir antrenör sürekli bu zorlukta bir süreci takımı adına en iyi şekilde yönetmeye çalışıyor. Sporcular hem kendileri, hem takımları adına sürekli artan bir sorumluluk yüklemesinde. Hastalanan sporcuların da hastalanmayanların da kaygı seviyeleri normalden çok daha yüksek. Nasıl yönetilir böyle büyük bir stres kat sayısı? Başarıyı bu sezon kendimce bir takımı stabil tutabilmek olarak görüyorum açıkçası. Nitekim stabilitenin zorlandığı bir dönem bu dönem. Bazı tesadüflere, bazı sürprizlere ve bazı hezeyanlara normalden çok daha sık rastlıyoruz haliyle bu sezon. Stratejileri yönetmek kadar ilişkileri yönetmek de zor. Belki eskiden olan kaygı seviyemiz bize yüksek geliyordu, işin içerisinde olanlar neyden bahsettiğimi çok iyi anlar. Antrenmanı, seyahati, beslenmesi, insan ilişkileri derken bir takımın bir parçası olmak ve öyle kalabilmek oldukça zordur. Ekip işleri bireysellikten uzak ve tek hedefli çok insanlı işlerdir. Herkes sevemez, sevmeyen de başarılı olamaz. Büyük fedakarlıklar ister. Hele bu dönemde, insan kendine uzaklaşır. Bazı örneklerini görüyoruz, ilginç haberler alıyoruz. Beni şaşırtmıyor çünkü alt yapıda ne zor süreçler olduğunu ve insanların durumları yönetirken ne zorluklardan geçtiğini anlayabiliyorum.

Aşının bulunmasıyla umutlarımız artarken giderek artan sayılar da moralimizi sarsmaya devam ediyor. Dilerim bundan sonrasında en az zararla tamamlar takımlarımız bu süreci ve normale dönüp tribünlerde yerimizi aldığımızda eskisinden çok daha büyük bir keyifle izleriz müsabakaları. Dileklerimizi hep geleceğe yapıyoruz ama bu süreç içerisinde ayakta kalabilen, stabil bir tablo çizebilen takımların, sporcuların, teknik heyetlerin ve yönetimlerin madalyalarını şimdiden hazırlamak lazım. Hani artık el sıkışmak da kalmadı, yumruk yumruğa tebrik ediyoruz birbirimizi. İşte en candan yumruklar sizlere. Başarısızlık diye bir algımız kalmadı, altında yatan seller var artık ama başarı bu dönem içerisinde kesinlikle bir düzen sağlamak ve korumak haline geldi. Geri kalan yönetilmesi zor süreçlerin akıllı bir sporcunun ya da antrenörün moralini bozması imkansız. Hale baksanıza, bir gününüz ertesi gününüzden çok daha kötü olabiliyor. Sabah cennete uyanıp akşam kapıyı cehenneme kapatabiliyorsunuz. Gün başlıyor, bitişi can yakıyor.

NE SEZON AMA!

Bedenlerimiz kadar zihinlerimiz de kıymetli. Sosyal hayatımızın ne kadar sıradanlaşmış olsa da ne büyük kıymeti olduğu da artık net bir şekilde anlaşıldı.

Lütfen kurallara hassasiyetle uyalım.

Sağlıkla kalın..

Uzm. Fzt. İlkay KOÇ
Atölye 3 Eğitim Danışmanlık
Etiler-İstanbul
[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.