Uzm. Fzt. İlkay Koç: “Farklı bir bakış açısıyla VakıfBank-Eczacıbaşı VitrA maçı”

Sitemizin köşe yazarı Uzm. Fzt. İlkay Koç, 2020 Kadınlar AXA Sigorta Şampiyonlar Kupası’nda VakıfBank ile Eczacıbaşı VitrA arasında oynanan, 3-2 Eczacıbaşı VitrA’nın galibiyeti ve kupayı kazanmasıyla sonuçlanan karşılaşmayı değerlendirdi.

Farklı bir bakış açısıyla VakıfBank-Eczacıbaşı VitrA maçı

İki takım sahaya çıktı, güçlerini ortaya koydu, biri kazandı ve diğeri kaybetti. Her açıdan bakılabilir ama kendi alanımdan naçizane kendi bilgi ve gözlem gücümle bir analiz paylaşmak istedim sizlerle.

Nedir bir takıma diğer takıma üstün kılan? Fiziksel üstünlük, zorluklarla başa çıkabilme kapasitesi, taktik üstünlük, görev paylaşımı ve bireysel yetenekler haricinde de bir sürü olgu daha sayabiliriz ama önce duruma yine biraz daha üstten bakarak başlayalım dilerseniz.

Sahada bizlerin gözlerini dolduran ve bir çok kez dünya çapında organizasyonlarda göğsümüzü kabartan, Türk ve Dünya Voleybolunun iki önemli gücü olan iki markanın savaşını izledik. Öncelikle voleybolu, her detayıyla çok özlediğimizi ve Türk Voleybolu adına böylesi büyük organizasyonlarda temsil gücü olan kulüplerimizi eskiden olduğu gibi heyecanlarına sahadan ortak olduğumuz günlere geri dönme isteğimizi kabartan bir şölen olduğunu belirtelim. Pandemi sürecinin ne büyük bir stres olduğunu ve bu stresli süreçte takımlarının her gereksinimini incelikle izleyen kulüplerimizi ve profesyonelce bu sürece uyum sağlayan sporcularımızı da tebrik edelim. Güzel bir müsabaka izledik hemen her yönüyle. Özlem gidermek bir yana, yeniden sporun can damarlarının attığı bir konuma geçtik ve dikkat kesildik. Hangi takımın üstün geleceği konusunda müsabaka öncesindeki genel görüşün aksine, benim de 2 sezon armasını gururla taşıdığım Eczacıbaşı Vitra müsabakanın galibi ve kupanın sahibi oldu. Her 2 takım adına da performans açısından oldukça keyifli bir seyir oluştu. Sporcuların böylesi zorlu bir süreçte bu kadar üst düzey performans sergileyebilmesi başlı başına tebriği hak eden bir durumdu. Fakat bir takımın diğerine üstün gelmesini sağlayan detaylara biraz daha eğilirsek, görebiliriz ki sadece takımı oluşturan sporcuların anatomik ya da atletik üstünlükleri ya da voleybol yetenekleri bir müsabakayı kazanmaya, bir kupayı kaldırmaya yeterli olmuyor.

Her iki takımda da en çok dikkat çeken ve bu iki takımı da diğerlerinin önüne geçiren en önemli olgulardan biri yetenek tartışmasız. Sporcuların alt yapılardan bu profesyonel günlere erişiminde kulüplerin özeni ve programlı çalışmaları büyük önem taşıyor. Öyle büyük bir işleyiş, öyle fazla gizli kahraman var ki bu çabaların ardında, bir değil, 10 yazıda anlatılamaz. Kurgular değişse de gizli kahramanların rolleri hemen her markalaşmış kulüpte aynı oranda büyüklük arz ediyor. Diğer kısımda sahne önünde mücadele veren teknik heyetler ve sporcular var. Onların da hem takımları için hem de kendileri için göstermeleri gereken büyük bir özen var. Hem vücutlarının ihtiyaçlarını detaylıca karşılamaları hem de takım sistemleri içerisindeki rollerini başarılı bir şekilde oynamaları gerekiyor. Fiziksel anlamda hem yetenek, hem kuvvet, hem devamlılık adına takımların ve sporcuların mevkilerindeki kıyaslamanın 2 takım adına da çok farklı olduğunu düşünmüyorum ancak uyum ve rol dağılımları konusunda stratejik olarak kesinlikle farklar mevcut.

Yani aynı mevkide oynayan oyuncuları birbirleri ile kıyaslanırsa sanki sadece o mevkide iş yapılıyormuş gibi bir algı oluşabilir ama bütün mevkilerdeki sporcuların birbirleri ile kıyaslamaları bize bütünsel bir sonuç getirmez. Asıl soru 2 takımda da takım içerisinde paylaşılan rollerin birbirleri ile kıyaslaması. Yani defans yükünü alabilen liberoların, hücum yükünü alabilen smaçörlerin takım adına sergiledikleri oyun.

Galip gelen tarafın avantajı bu açıdan stratejik rol dağılımını iyi yapması ve bu rol dağılımının takımdaki sporcuların oyun karakterlerine, gücüne ve yeteneklerine uyması. Geriye kalan tüm olasılıklar ise hata oranları ve iki takımın birbirilerine yönelik doğru stratejiler kurup kuramamaları.

Oyunda galip gelen Eczacıbaşı Vitra tarafında oyuncuların oyunun başından sürdürmeyi başardığı bu birlikte rol alma durumu, bu zorlu sürecin ardından seyir keyfimizi gerçekten artırdı. Karşınızda fiziksel olarak sizden üstün bir takım olmadığını düşünebilirsiniz ama genç oyuncuların tecrübe eksikliklerini değil de fiziksel kapasitelerini ve üstlendikleri rolleri sergileme isteklerini öne çıkartmaları gerçekten taktire şayandı. Bireysel performanslarla ilgili yorum yapmak zor iş. Neticede o günü ilgilendiren bir geniş çerçeve gerekli. Sporcuların da insan olduğunu unutmadan, her türlü sosyal, psikolojik ve bedensel sorunlarını ele almadan -ki bunu ancak sporcunun kendisi net bir şekilde anlar ve hatta bazen kendisi bile farkında olmayabilir- bütünsel bir veriye ulaşmak mümkün olmaz. Bu da bizleri ancak bir açıdan bakmaya sürükler.

Neticede her zaman olduğu gibi, büyük markaların bir kupa mücadelesi oynandı, bu kez büyük bir fark vardı, arada kocaman bir pandemi süreci arası ve stresi rol aldı ve her açıdan bu süreci iyi yöneten sporculara, teknik heyetlere ve kulüplere büyük bir tebrikte bulunmak gerekir. Gözlerimizin pasını silen bu mücadele için, bizi bu üst düzey kaliteli oyunla yeniden buluşturduğunuz için teşekkür eder, mümkün olan en yakın sürede bu görsel şöleni yerinden izlemeyi de dileriz.

Sağlıkla kalın..

Uzm. Fzt. İlkay KOÇ
Atölye 3 Eğitim Danışmanlık
Etiler/İstanbul
Atolye2020@gmail.com