Kemal Belgin: Voleybol ana spor oldu

Kemal Belgin: Voleybol ana spor oldu
29.10.2020
A+
A-

Kartal’ın büyük kazancı

Beşiktaş, Denizli’de çok ağır bir farkla eve dönmek üzereyken az kalsın beraberliğe takılacaktı. Peki, yukarıdaki başlıkta yer alan kazançlar nedir? Savunmanın sağ ve sol kanadında oynayan Rosier ile N’Sakala ilk sırayı alır, sonra da Josef gelir. Ama Brezilyalı bu maçtaki inanılmaz amatör davranışıyla maçı tehlikeye atan adamdı.
Şimdi bitirmeden önemli bir yere daha gelelim; maçı rahat bir skora bağladıktan sonra Souza da atılınca Necip’in oyuna alınışı doğruydu da, öndeki elemanlardan ikisinin aynı rolü oynayanlarla değişmesi bir lig maçı oynandığına göre skoru koruyuculuk anlamından uzaktı.

Muhteşem roller
Bizim ülkemizde özellikle de yeni futbol olgusu ve onun içinden çıkan oyuncular, bizlere çok uzun süredir alkışlanacak, ayakta selam durulacak futbol ve gollerin özlemini çektirmektedir. Neyse ki emekliliği gelmiş olmasına rağmen Podolski ve bizim yeni yıldızımız İrfan Can muhteşem sol ayaklarıyla öyle goller attılar ki ben evde oturduğum koltuktan ayağa fırlamışım. İkinizi de kutluyor, ülke futboluna bu tip gollerin daha fazla getirilmesi umuduyla beklentiye gidiyorum.

Voleybol ana spor oldu
Değerli okurlarım, geçtiğimiz hafta TRT ekranları bize inanılmaz voleybol maçları izlettirdi. Eczacıbaşı-Vakıfbank, Nilüfer Bld-THY, F.Bahçe ve G.Saray’ın rakipleriyle kafa kafaya oynadığı maçlar vardı. Bunların bir teki dahi “of be canım sıkıldı” dedirtecek cinsten değildi. Voleybolu sevmiyor ya da bilmiyor olabilirsiniz ama siz gerçek bir sporseverseniz bu dört maçın videosunu ne yapıp edip bulur, evinizde bir spor resitali izleyebilirsiniz. Yönetimlerine, hocalarına ve tabii ki oyuncularına şükranlarımı sunuyorum.

G.Saray hakiki şirket mi?
Gün geçmiyor ki gazetelerin spor sayfasına, ekranların spor saatine “G.Saray’da yarın toplantı var” başlığı düşmesin. Tam bu toplantının sonuçları açıklanmak üzereyken -tabii ki bilgi kirliliği mevcuttur ama- bir yenisinin bir iki güne kadar yapılacağı haberi de sayfalara dökülüyor.
Şimdi, Galatasaray bir spor kulübüdür. Hem de en eskilerinden. Hâl böyleyken şu bizim ‘şirketimsi’ şirketler kurulduğundan bu yana bu toplantılar azdı gitti. Benim bildiğim bu bir aya neredeyse beş on adet sığdırılabilen toplantılar şirket oluşumunun ta kendisidir. O zaman Allah, Fatih Terim’e de kolaylık versin, yönetime de…
Son maçla ilgili notumuz; Taylan başta olmak üzere bir iki oyuncudan bahsetmemizi gerektiriyor. Hele hele şu Taylan var ya, Fatih Terim için “işte oyuncu böyle keşfedilir” örneğinin yıldızlı 1 numarasıdır.

Newton hafıza kayıplı
F.Bahçe maçına geliyorsunuz Kadıköy’e… Tamam seyirci meyirci yok ama o kadroyla tabii ki rakibin avantajı daha çok olacak. Ama ilk 20 dakikadan sonra Abdulkadir Ömür’ün sağdan içeri Nwakaeme’nin de sık sık soldan içeri dönerek F.Bahçe orta sahasına sayısal ve organizasyon fazlalığıyla ağırlık koyuyorsunuz. Ve maçı öyle bir hâle getiriyorsunuz ki, orta saha genel anlamdaki savunması 5’e 2 size geçiyor. Bunun ürününü de tek golle alıp içeri önde giriyorsunuz.
Dönüşe bakıyoruz, düdük çalıyor maç başlıyor; Trabzon’un o bir 25 dakika kendisine oyun hâkimiyeti getiren oluşumlarından eser yok. Bekliyorsunuz ki -hele hele Trabzonsporlular- o dakikalar geri gelsin. Ama anlaşılan o ki, sizin bu İngiliz teknik adam ilk yarıda yukarıda bahsettiğim özellikleri izlememiş ya da izleyip de hafızasına kaydetmemişti. Sonra mı, gelen gol oluyor giden gol oluyor…

Canımsın be Mesut Özil
Mesut Özil kardeşimiz Almanya gurbetinde doğmuş, her türlü eğitimini orada almış ve orada futbolculuk yıldızı parlayan bir isimdi. Bu Mesut denen kardeşimiz Almanya’da yaptığı patlamadan sonra bence dünyanın bir numaralı kulübü Real Madrid formasının içine girdi. Orada yaşadığı süreçten sonra bu defa tuttu İngiltere’nin küme düşmemiş tek takımı Arsenal’e transfer oldu.
Oynadığı futbol, yüksek tekniği, takımı yönetip yönlendirmesi gerçekten yıllarca parmak ısırttı bizlere. Ama sonra birkaç insanlık haini Mesut’un üstüne saldırdı. Bu saldırılar, oynadığı kulüplerin yöneticilerine kadar ‘Bize eşlik edin’ çağrısı taşıyordu sanki.
Zaten Müslüman düşmanları hemen davete icabet ederek yerlerini aldılar. Mesut da onlarla aslanlar gibi mücadele etti. Mesut kardeşimiz şimdi Arsenal’de kadro dışı. Ben buradan o Arsenal’in teknik direktörüne soruyorum; senin şu andaki kadronda yukarıda tarif etmeye çalıştığım Mesut ayarında bir oyuncun var mı? Hayır, varsa çık açıkla da görelim bakalım kimmiş bu! Ama yapmazsın. Çünkü arkandan borazan çalarlar değil mi?

Kaynak: www.turkiyegazetesi.com.tr